____________________________________ ![]() ____________________________________ "Bir şirketin kurumsal nüvesi aslî işinden, piyasadan ve tüketicilerinden çok uzaklaştığında yeni bir organizasyonel modele ihtiyaç duyulabilir." Irene Rosenfeld CEO, Kraft Foods, Inc. ("Inside the Kraft Foods Transformation" Strategy+Business issue 56, Autumn 2009) |
NİYE DÖNÜŞÜM?... NASIL DÖNÜŞÜM?... Bireyler gibi şirketler de piyasadaki gelişmelere verilen tepkiler ile, şirkete katılan ya da ayrılan kilit yöneticilerin etkisi ile sürekli değişim yaşarlar. Büyük şirketlerde bu tür değişimi neredeyse hissetmezsiniz. Ama öyle zamanlar gelir ki bu tedrici gelişme/değişmeden çok daha hızlı bir değişime, geçmişten keskin bir kopuşa ihtiyaç duyulur. İşte bu DÖNÜŞÜM anıdır. Görev süreleri süresince en azından bir defa bir dönüşüm projesi uygulamamış bir CEO bulmak çok zor olsa gerek. Rakiplerini yakalayabilmek, bir birleşme veya satınalma eyleminden en yüksek faydayı sağlayabilmek ya da sadece zirvede olmaya devam edebilmek için dönüşüm projesi uygulama gereğini hissederler. Yapılan işlemi belki dönüşüm projesi olarak adlandırmamışlardır, ama son tahlilde örgüt içinde kalıcı değişiklikler sağlanmış ise, iş yapış şekilleri geri dönüşsüz olarak değişmiş ise, çalışanlar eskisinden farklı düşünmeye ve yapmaya başlamış ise işte orada gerçekte bir dönüşüm programı başarıyla uygulanmıştır diyebiliriz. Bir dönüşüm projesinin başarısında CEO'nun örgütünde enerji yaratabilme, bunu sürdürebilme ve istediği yöne kanalize edebilme becerileri büyük rol oynar. Bir dönüşüm projesinin uygulanması geniş tabanlı bir aksiyonlar bütününü gerektirir. Bunun içinde:
Başka hiçbir faaliyet yukarıdan aşağı doğru yönlendirilmiş bu derece güçlü bir liderlik baskısına ihtiyaç duymaz. Bu nedenle bir dönüşüm programı uygulayacak yönetici/lider öyle bir kurumsal gerçeklik oluşturmalıdır ki çalışanların, müşterilerin ve yatırımcıların şirketi algılayışları ve yaşayışları tamamen değişşin! Gelecekle ilgili bu gerçeklik öyle açık seçik ve öyle etkileyici olabilmelidir ki, yeni gerçekler sadece bugünün gerçeğinden daha iyi olmakla kalmayıp ona sahip olmanın adeta kaçınılmaz olduğu da hissedilmelidir. Genellikle şirketler ciddi bir bunalımda olduklarında gerçek bir dönüşümü daha hızlı ve daha kolay gerçekleştirebiliyorlar. Çünkü yukarıda bahsettiğimiz yeni gerçeği algılamaya ve benimsemeye içinde bulunulan koşullar nedeniyle örgüt genellikle zaten hazırdır. Steve Jobs Apple'ı çöküşten böyle kurtarmadı mı? İlginçtir ki, kriz koşullarının olmadığı durumlarda başlatılan dönüşümlerin bir çoğunda başarı sağlanamıyor. Çünkü çalışanların tutum ve davranışları değişmiyor, konulan yüksek hedefler gerçekçi bulunmadığı için örgüt tarafından sahiplenilmiyor ve sonuçta programdan vazgeçiliyor. Ama işin fena yanı böyle bir başarısız dönüşüm projesi sonunda şirket genellikle eskisinden daha beter duruma geliyor. İşte bu nedenle bir dönüşüm projesini daha başından çok iyi planlamak ve profesyonel bir danışman desteğiyle yürütmeye ihtiyaç vardır. İşte bu noktada bize güvenebilirsiniz. Çünkü hem fiilen pek çok şirkette üst düzey yönetici olarak dönüşüm programları uyguladık, hem de bu işin teorik alt yapısını çok iyi biliyoruz.
|
